Teröristlerden temizlenen Cudi Dağı’nda 42 yıl sonradan festival coşkusu

Teröristlerden temizlenen Cudi Dağı’nda 42 sene bilahare festival coşkusu

Sefine bölgesinde arbane eşliğinde reviş gerçekleştiren vatandaşlar, peşi sıra Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturduğu düzlük namına akseptans edilen alanda şükür namazı kıldı, yakarış etti.

Onlarca martir verilen 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı, teröristlerden temizlendikten sonraları vatandaşların akınına uğradı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Kim bundan vazgeçmeyi istiyorsa bilmelisiniz kim Cudi’ye hainlik ediyordur. Gemi’ye çıyanlık ediyordur. Hazreti Nuh’un bize bıraktığı emanetlere hainlik ediyordur. Bizim medeniyetimize yezitlik ediyordur. Kardeşliğimize ve birliğimize alın çıkıyordur.”

ŞIRNAK – Şırnak’ta yıllarca teröristlerin barınma alanları olarak kullandığı Cudi Dağı, teröristlerden temizlenmesinin peşi sıra festival, bayram ve tabiat sporlarının merkezi oldu. 42 sene bilahare sonraları gerçekleştirilen “2. Cudi Festivali” coşkuyla kutlandı.

Festivale, İçişleri Bakanı Süleyman Aristokrat, Ilmek İşleri Başkanı Ulu Erbaş, Şırnak Valisi Osman Bilgin, Şırnak Belediye Reisi Mehmet Yarka, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emniyetli Erkan, Şırnak Kurnaz Kesim Komutanı Tümgeneral Uğurlu Aktemur, kurum müdürleri ve binlerce yurttaş katıldı. Sefine bölgesinde arbane eşliğinde tutum gerçekleştiren vatandaşlar, arkası sıra Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer kendisine kabul edilen alanda şükür namazı kıldı, dua etti.

Hz. Nuh’un gemisinin önceki karaya oturduğu 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı’ndaki Gemi bölgesi Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için Kudüs’ten bilahare mukaddes düz namına biliniyor. Sefine’ye girişler 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra yasaklanmıştı. Bölgenin teröristlerden temizlenmesinin peşi sıra Şırnak Valiliği himayesinde bu sene 2. Cudi Dağı Festivali düzenlendi. 13 Temmuz 2020 yılında başlatılan “Yıldırım- 1 Cudi Operasyonu” kapsamında nahiye teröristlerden ve patlayıcı maddelerden temizlendi. Onlarca martir verilen 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı, deminden ise vatandaşların akınına uğradı.

Festival alanına “Sayın Bakanımız temizlenen dağlara alımlı çalımlı geldiniz, mehabet, millet, yurt, simge diye niteleyerek okunur. Recep Tayyip Erdoğan diyerek okunur, terörün vahim rüyası Sayın Bakanımız Süleyman Aristokrat Cudi’ye hoş geldiniz’ pankartları asıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün Cudi Dağı’nın konuştuğunu söyledi. Soylu, “Bize tarihi ve medeniyetiyle ve geçmişimizle olan vuslatını anlatıyor. Diyor ki, ben zaman için Cudi Dağı diyor ki ego bugün güzelim. Zira sevdiklerimle beraberim. Diyor kim benim bana bırakılan emanetlere cemaat sâdır bu nesle müteşekkirim. Nuh’un emanetine, ecdadımızın emanetine, medeniyet mirasına cemaat çıkan bu millete bu iyicene insanlara müteşekkirim. Namazımızı kıldık, kurbanımızı kestik. Cenabıhak baht edecek az buçuk sonraları aşuremizi yiyeceğiz. ve buradaki bize bırakılan üç emanete de topluluk çıkma olacağız. Dağlar konuşur mu? Dağlar konuşur. Onlar hezel söyler. Ağaçlar konuşur mu? Anlarsanız onların tembihatları vardır. Çiçekler konuşur mu? Çiçekler konuşur. Çünkü onlar bütünü Cenabı Allah tarafından yaratıldılar. Kavgalar, dövüşler, tahrikât, nifaklar ve fitneler bunlar temas biri az buçuk önceki anlattıklarımı engellemek içindir. Cudi Dağı konuşuyor. Yıldırı bittiği için sevinç içerisinde, Cudi Dağı konuşuyor. Ben bugün neşeliyim. Şırnaklıyla, Batmanlıyla, Siirtliyle hep beraber buradaki Kürt kardeşlerimle hep beraber bağlantı içerisindeyim, diyor. Dağlar şenlenir mi? Dağlar neşelenir mi? Dağlar hüzünlenir mi? Dağlar gözyaşı döker mi? Değiştirmeden insan gibi. Dağlar neşelenir. Dağlar şenlenir. Dağlar hüzünlenir. Dağlar gözyaşı döker. Yekpare beş bin almanak benzeri tarihi zaman yeniden ihya ediyorsunuz. Güzeşte yılı canlandırma ettiniz. Ondan esbak yıl Cenabıhak’a çokça şükürler olsun Kurban Bayramı’nda burada motamot bugün kıldığımız üzere bir alay namazını iş ettik” dedi.

Terörü hakim kılmamak amacıyla şehadete revan evlatlara minnettar olduğuna özen çekici İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Hazreti Hamza’ya yoldaş olan evlatlarımıza minnettarız. Birliğimizi ve beraberliğimizi sürekli buyurmak üzere çocuklarımızın geleceğe huzurla bakabilmesi için annelerin ve babaların Ayetel Sektör okudukları peşinden bu çocuklarımızın mühendis, tanrı bilimi fakülteleri, evren bilimi, doktor, eczacı, leşker ve polis olabilmeleri için iş verdikleri evlatlarımızın abat bire bir şekilde geleceği kucaklayabilmeleri amacıyla zaman bizi bu kutlu beldede, mutlu diyarda geçim içerisinde bire bir arada olmamızı sağlayıcı Cenabı Tanrı’a bitmeyen hamdolsun şükürler olsun. Burada bütün birlikteyiz, burada olamayan ama kalbi burada olan, gönlü burada olan ve milletinin bire bir tekinin gözyaşında firkat içerisinde olan sevincinde bahtiyar olan nadir Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlerine selamlarını, muhabbetlerini, sevgilerini getirdim. Biz sizin emrinize amadeyiz. Tığ sizin hizmetkarınızız. Çevrim peki tığ gideriz apayrı kardeşlerimiz sağlık. Bilesiniz ki onların da adımlarının sahibi bellidir. Onların üstelik yürüyeceği sefer ve menzili bellidir. Şuradaki kardeşlerime tıpkı şey tercüman olmak istiyorum. Biz Mütedeyyin’ız. Elhamdülillah bu dünya bu kadardır. Esası olan ahirdir. Biz bire bir imtihan ve imtihan dünyasındayız. Yoklukla geçim arasında zenginlikle ve zaruret arasında gönül rahatlığı ve mevkiiyle aylaklık beyninde tıpkısı sınav ve imtihan dünyasındayız. Tek antlaşma hiçbiriniz ve hiçbiriniz aklımızdan Sefir Efendimizin bütün insanlığa güç bıraktığı ve veda ettiği veda hutbesindeki söyledikleri aklınızdan hiçbir devir çıkmasın. Dilimiz, rengimiz, budunsal kökenimiz bunların hiçbirisinin birbirimizi fark edecek aynı gücü söz konusu değildir. Bizi ancak Allah karşısında ona olan kulluğumuzla takvamız kurtaracaktır. Sefine bize bunu anlatmaktadır. Hazreti Nuh aleyhisselam bize bunu anlatmaktadır. Aşure Ayı ayının bize emanetleri budur. Kardeşliğimiz, ve birliğimiz, kardeşliğin bittiği andan itibaren başımıza hangi felaketler geleceği Kerbela’dahi bize bildirme şişman örnektir. Tek bundan vazgeçmeyin, hangi derlerse desinler. Asıl politika Allah’ın bize emrettikleridir. Tek bundan vazgeçmeyin. Günce bazen kelimelerin, tamlık oyunlarının esareti içerisinde olmayın. Olmayalım, bulunmaz hemşehrilerim dilinizle, Kürtlüğünüzle ve Müslümanlığınızla hava duyun.” diye niteleyerek konuştu.

“Bu iri medeniyetle kurum duyun.” diyen Vekil Soylu, şunları kaydetti:

“Buradan şuradaki oturuşunuzla dilinizle anca şeyler anlatıyor ve söylüyorsunuz ki geleceğe şişman bire bir miras bırakıyorsunuz. Kalça oyununu ve tezgahları siz bozdunuz. Yaşayış yolculuğunuz, hayırlı ve iyi olsun. Bu vesileyle burada bulunan çok nadir Ilmek İşleri Başkanımıza Allah ondan razı olsun. Vakit Kaybetmeden bizim mihmandarımız değil, ayrımsız zamanda ortaya koyduğu emek ve gayretle Türk dünyasından Balkanlar’a kadar bu Küçük Asya coğrafyasının nefesini, maneviyatını değme yerde ortaya koyan Diyanet İşleri Başkanımızın burada olması dahi esasta yemeden içmeden peki Nuh Diyarı’na değil Şam’dan Bağdat’a büyüklüğünde Tahran’dan Kosova’ya büyüklüğünde Özbekistan’a büyüklüğünde hep dünyaya birlikteliğimizin bire bir tescilidir.”

Aristokrat, “Bu sunturlu diyara dobra geldiniz. Bu mutlu beldeye okşayıcı geldiniz dediler. Türkçe o büyüklüğünde pir sözler söylediler ve anlattılar ki salavatı şerifler getirdiler. Anlattıklarımın kâffesi bizim zenginliğimizdir.” diye niteleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Kim bundan vazgeçmeyi istiyorsa bilmelisiniz kim Cudi’ye hıyanet ediyordur. Sefine’ye hıyanet ediyordur. Hazreti Nuh’un bize bıraktığı emanetlere ihanet ediyordur. Bizim medeniyetimize yezitlik ediyordur. Kardeşliğimize ve birliğimize cebin çıkıyordur. Hep alay malay inşallah hocam söyledi. Livaü’l-hamd sancağı altında birbirimizle inşallah aşır olacağız. Baziçe bina etmek isteyenler birliğimizi kirletmek isteyenler de bize Tanrı’ın izniyle inşallah dua ediyoruz. Anneler, dualarınızı çocuklarınızdan esirgemeyin. Tanrı bahtlarını kategorik etsin inşallah. Buradaki er, polis ve kurnaz ağabeyleri onların huzuru amacıyla serdengeçti can etmeye amade mücadele ediyorlar. Çocuklarınızdan beklediğimiz bir tek molekül var. Bütün dünyaya, medeniyetimizin nakşedecek ilimleri öğrenmeleri. Onlardan beklediğimiz bir tek molekül var. Kardeşliğin gücünü rastgele yere amma değme yere yansıtmaları, akıbet cümlelerim şu. İşimiz bitmedi. Çok daha işimiz var. Buradan kibir kendisine söylüyor değilim. İşimiz varken bizden bu emanetleri algı arkadaşlarımız süresince söylüyorum. Huzuru Diyarbakır’a, huzura Balkı Dağı’na, huzuru Tendürek’e, huzuru olur Hakuk’tan Avaşin Basyan’a büyüklüğünde huzuru Şam’a, huzuru Tahran’a, huzuru Bağdat’a, huzuru Yemen’e, huzuru Libya’ya, huzuru Balkanlar’a, Ilımlı Doğu’ya ve ta Kafkasya’ya tefhim etmek bizim sorumluluğumuzdur. Burada tıpkısı kardeşiniz namına söylüyorum. Gecenin ikisine, üçüne kadar Silopi’den Şırnak’a büyüklüğünde, Cizre’ye kadar sokaklarda pekâlâ geziyorsanız, bilesiniz kim bir kardeşimiz kendisine söylüyorum. Tıpkısı Şam’de olacak, örnek Halep’te olacak, tıpkısı Bağdat’ta olacak, örnek hep Müslüman diyarlarda olacak. Cenabıhak bizi bugüne geleceğimize mahcup etmesin. Bu etkinliğimiz filinta ve hayırlı olsun”. Dedi.

Konuşmaların ardından festival ilahiler ve şarkılarla bitmeme etti.



Share: